Duyurular
   22 Mayıs Pazar Hz. Mehdi'nin kutlu doğumu.

   19 Mayıs Perşembe Kerbela şehidi İmam Hüseyin'in oğlu Hz. Ali Ekber'in kutlu doğum günü.

   13 Mayıs Cuma İmam Zeynel Abidin'in mübarek doğumu.

   12 Mayıs Perşembe Kerbela sakisi hz. Ebul fazl Celal Abbas'ın kutlu doğum günü.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin biseti ve peygamberliğe seçilişi.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   3 Mayıs Salı İmam Musa Kazım'ın Şehadeti.

   23 Nisan Cumartesi Kerbelanın kadın kahramanı Hz. Zeyneb'in şehadeti.

   21 Nisan Perşembe Hz. Ali'nin kutlu doğum günü.

   14 Nisan Perşembe Regaib Gecesi

   11 Nisan pazartesi İmam Ali Naki'nin şehadeti.

   8 Nisan Cuma bir rivayete göre İmam Muhammed Bakır'ın kutlu doğum günü.

   8 Nisan Cuma üç ayların başlangıcı ve Recep Ayına giriş.

   LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH, ALİYYUN VELİYYULLAH

   ALEVİLİK İSLAMIN ÖZÜDÜR

   17 Nisan Pazar İmam Hüseyin'in oğlu kerbelanın altı aylık şehidi Hz. Ali Askerin kutlu doğum günü.

   18 Nisan Pazartesi İmam Muhamemd Taki'nin kutlu doğum günü.

   26 Nisan Salı Peygamberimizin oğlu Hz. İbrahim'in 16 aylıkken vefatı.

   2 Mayıs Pazartesi Hz. Ali'nin mübarek eliyle Hayber kalesinin fethedilmesi.

Anket
Sizce Gadiri Hum'da Ne Oldu?
  • Hz. Muhammed s.a.a Allah'ın emriyle Hz. Ali'yi kendisinden sonra halife seçti.
  • Hz. Muhammed s.a.a Müslümanlara Hz. Ali'yi sevmelerini emretti.
  • Bilmiyorum
Video Galerisi
Alıntı Yazılar
Soner Yalçın
Panama Belgeleri’nin sırrı bu mektupta

Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli: Yok olmanın hafifliği

Fehim Taştekin
Kürt hesabı!

Ahmet Hakan
Çok tuhaf bir 'Atatürk posteri indirildi' tatavası

Alptekin Durusunoğlu
Suudilerin Hizbullah’a armağanı

Son Dakika Haber
    Hafız'ın İrfanından Bir Kesit

Tarih : 03.03.2014 10:25:53

Hafız'ın İrfanından Bir Kesit

DÜN GECE SEHERDE

Duş vekti seher ez gusse necatem dadend

Vander an zulmeti şeb abı heyatem dadend

Bihod ez şeeşei pertu zatem kerdend

Bade ez camı tecelli sıfatem dadend

                     

Dün gece seherde beni gamdan kurtardılar

O gece karanlığında, ab-ı hayat sundular

 

Zat ziyasının parıltısıyla kendimden geçtim

Bana sıfat tecellisinden şaraplar sundular

 

Ne mübarek ve kutlu bir geceydi o gece

Kadir gecesiydi bana yeni bir hayat sundular

 

Artık yüzümü sevgilinin cemalinden ayırmam

Çünkü bana sevgilinin zat cilvesini sundular

 

Muradıma ulaşıp, mutluysam niye hayret!

Miskin ve müstahaktım, sadaka diye sundular

 

Hatif, o gün bana bunların müjdesini verdi

Çünkü bütün acılara sabır ve sebatı sundular

 

Dilimden dökülen bütün bu balları şekerleri

Sabrıma karşılık olarak kamış diye sundular

 

Hepsi Hafız'ın himmeti ve âşıkların duasıdır

Dünyanın acısından kurtul diye sundular.

 

           

Hafız bu gazelinde ulaştığı sonsuz ve tarif edilmez insani kemaller ve irfanı makamları şiire dökmektedir. Öyle güzel ve tatlı bir mutluluk ki herkesin buna ulaşması arzusundadır, işte bunun içinde bu yolun formülü ve visalin sırrını bildiriyor.

 

Hafız'ın bir ömür düşüp kalkma, acılarla nefis mücadelesi verip sonunda ilah-i aşka ulaşması mısralarından tamamen meşhuddur. Bu aşk Hafız'ı dünya ve mafih'den tamamen soyutlamıştır, zaten ilahi aşkında özelliği budur. Şiddetli aşk insanı ebediyet dünyasına alıp götürmesine rağmen, o oluş dünyasındaki bedenini tamamen terk eder. Çünkü bu doğumlu-ölümlü, oluşlu-yok oluşlu dünyada, hiçbir şey şiddetli aşkın yükünü taşıyacak güçte değildir.

Abı hayat karanlık bir yerde bulunan çeşmenin adıdır. söylenene göre kim bu sudan içerse çok uzun ömürlü olacaktır.hafıza ölümsüzlük kazandıran abı hayatsa çok daha farklı bir şey ne bir çeşme nede bir akarsu,hafızın abı hayatı ulaşmış olduğu ilahi aşktır.Hızır'ın içtiği abı hayat insanı uzun ömürlü yapar ama hafızın ulaştığı abı hayatsa insanı ölümsüz kılar.aşkla insan yalancı uykulardan uyanır,maneviyata dalar,geceyi kendisine sırdaş edinir,yıldızlarla dost olur,velhasıl ebedi olur ,hiçbir zaman madum ve fani olmaz.Eflatuna gelip,oğlunun aşık olduğu haberini verdiler,o ise şöyle dedi: işte şimdi ölümsüz bir insan oldu .

İskender gibi yıllarca ülkeler fethedip, şehirler aşarak karanlık yerlerde dağların içinde, ormanların derinliklerinde abı hayat aramak yerine birde gönlün derinliklerinde aramak gerekir. Ölümsüzlük iksiri kalbimizde saklıdır.

İnsan gerçek manada Allah'a âşık odlumu peşi sıra zati tecelliye yakalanır. zat ziyasının tecellisiyle tamamen kendinden geçer, o tecellide fani olur, şuur, ilim, kudret v.b bütün özelliklerini kaybeder. Zaten zat tecellisinin cilvelerine nail olabilmenin en baştaki şartı da budur yani insanın kendi iradesiyle kendisinden geçmesidir. Şiddetli murakabe insanın bencillikten, tekebbürden ve benlikten kurtulmasının sağlar bunun neticesinde kendisini bir hiç ve sadece onu her şey olarak görmektir. Bu durum oluştuğundaysa Hz. Hak zati sıfatlarıyla mütecelli olacaktır. Sonraki mısrada da bu makama ne zaman ulaştığını söylüyor:

Ne mübarek ve kutlu bir geceydi o gece

Kadir gecesiydi bana yeni bir hayat sundular

Hafız ilahi aşka, birçok zorluklara katlanarak, nice Kafdağıları aşıp, en derin girdaplara dalarak sonunda bir kadir gecesinde ulaşıyor. Bu büyük hedefe ulaşmanın tek yolu Allah'ın ve Peygamber'in göstermiş olduğu yoldan yürümek ve onların emirlerini yerine getirmektir, çünkü onların kendisi Hafız'ın ulaştığı o ab-ı hayat'ın kaynaklarıdırlar;

 

“Ey inananlar, sizi diriltecek, size can verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'a ve Peygambere icabet edin”

Hafız, Allah'ın yerin ve göğün nuru, şah damarından yakın ve nur üstüne nur olduğunu bütün varlığıyla Kadir gecesinde idrak ediyor, ne kutlu bir gece! İşte bin aydan hayırlı kadir gecesi budur, belki de ebediyetten daha hayırlı…

İlahi ne eksilirdi derya-i rahmetinden

Ya dehre gelmeseydim ya âşık olsaydım

 

 Lakin dehre gelmenin hedefi ve âmâcıda sadece bundan ibarettir, sadece Hafız'ın ulaştığı gibi ona ulaşmak sevgilinin zat cilvesini müşahede etmek. Davut'a (a.s) şöyle buyuruyor:

“Ya Davut! Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim de insanı yarattım.”

Merhum bir diğer mısrasında bu keşfe nasıl ulaştığını bildiriyor; gece namazı, herkesin uyuduğu esnada uyanık olup mahbupla baş başa kalma, seher vakti münacatı ve sabırla. Rabb'ul âlemin buyuruyor:

“Ey Musa beni sevdiğini söyleyen ama sabahlara kadar uyuyan ne kadarda yalancıdır, seven sevdiğiyle olmak istemez mi?”

Son dörtlükte ise; Allah'ı Teala'ya ulaşmanın dünyevi bir neticesi aktarılıyor; o da bütün acılardan kurtulmaktır. Allah'ın, Resul'ünün, İmamların ve elimden tutan âlimlerin vasıtasıyla artık dünyanın geçici acılarından, gam ve kederlerinden kurtulmuşumdur.

Merhum Allame Tabatabai şöyle buyuruyor: “Allah'ı sevmenin yolu onu zikretmek ve hatırlamaktır. Hatırlama peşi sıra tanımayı getirir, marifet de sevgiyi. Tanıma çoğaldıkça sevgi çoğalır ve sevgi çoğaldı mı insan onda fani olur, böylelikle hiçbir korkusu kalmaz, hiçbir nahoşluk onu üzmez.”

Son mısrasında ise, bu ilahi nimetin şükrü olarak başkalarını da bu makamlara ulaştırmanın gerekli olduğunu söylüyor.

  Ehlader Araştırma Bölümü